Brain On Fire Film İncelemesi

Merhaba, bloğuma hoş geldiniz 🙂

Ne zamandır izlediğim filmlerden bahsetmiyordum. Geçenlerde izlediğim ve oldukça etkilendiğim brain on fire filmini sizler için yorumlamak istedim. Beyin yangını olarak çevirebileceğimiz filmin konusunu ilk okuduğumda çok etkilendim. Bir de başrolde gazeteci olunca izlecekler listemin başına aldım filmi hehe 😀

  Brain on fire filminin yönetmeni  Gerard Barret, başrolünde çok beğendiğim bir isim olan Cloe Grace Moretz  oynuyor. Özellikle bu filmde inandırıcılık yeteneğini çok güzel sergilemişti. Filmin türü: dram, biyorgrafi… Belgesel tadında, gerçek yaşanmış hikaye olunca çok severek izlediğimi belirtmeliyim.

Brain on fire konusu: Susannah New York post’ta çalışan genç ve başarılı bir gazetecidir. Öyle ki hayatında hiçbir sorun yokken birdenbire beyninden farklı sinyaller almaya başlıyor. Olmayan bir şeyi olmuş gibi kafasında kuruyor, duyulmadık sesleri duyduğunu iddia ediyor. Röportajlarda kendi duygularını katarak karşısındaki insana mahcup düşüyor. Artık ailesi Susannah’ı doktora götürüyor ve tetkiklerde hiçbir şey çıkmıyor. En sonunda akıl hastanesine yatmasını öngörüyorlar fakat içlerinden bir doktor Susannah’ın elinden tutuyor. Filmin devamını anlatmayacağım izleyin efenim 😀

Film bittiğinde aklımda şu soru vardı: Türkiye’de de Susannah’ın yaşadığı gibi kaç hasta var acaba? Biraz da kendi hayatım gözümün önünden geçti. Liseye yeni başladığım zaman sürekli hastalanıyor ve neredeyse 2-3 senedir ağrı çekiyordum. Yapılan tetkikler hep temiz çıkıyordu; en son ultrasonda gıdıklanınca safra kesemde taş olduğu ortaya çıkmıştı. O gün belki de gıdıklanmasaydım hâlâ o acıyı çekiyor olacaktım. Doğru tedavinin önemini anlatan 1,5 saatlik bir film…

Görseller Google’dan alıntıdır.

Sizin beğendiğiniz biyografi filmleri var mı varsa benimle yorum olarak paylaşın lütfen! Bloğumu beğendiyseniz “takip et” butonundan, instagram, facebook ve Google plus üzerinden takip ederek yeni yazılarımdan haberdar olabilirsiniz. Hoşçakalıın 🙂

15 yorum

  1. Çok beğendim şu an filmi, Chloe Moretz varsa zaten izlerim, en alttaki fotoğraftan da çok etkilendim. Neydi acaba hastalığı hemen izlemem lazımm 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir