Kendine Yetebilmek!

Merhaba bloğuma hoş geldiniz canlarım 🙂

Bugün sizlerle sohbet etmek istedim. Uzun süredir okul, iş koşuşturma derken kendime vakit ayıramıyorum. Bu yüzden kafamı toparlamak, her şeye yetişirken kendimi motive etmem zorlaşabiliyor. Sosyal medya üzerinden birkaç arkadaşım her şeye nasıl yetiştiğimi sormuştu yetişemiyorum canlarım :)) Yapmak istediğim o kadar çok iş var ki inanın hepsini sadece öncelik dereceme göre sıralıyorum ve bunu yaparken iş olarak değil bana keyif vermesi, bana bir şey katması için yapıyorum. Sevdiceğimle bugün konuşurken “Ben de son 6 aydır olan değişimleri söyler misin?” dedim aldığım cevap: “Sen değişim değil evrim geçiriyorsun.” dedi hehe 😀 Tamam dedim yürüdüğüm yol doğru, demek ki hayattan çıkardığım dersleri uygulayabiliyorum ve bu benim için gerçekten çok önemli….

Bir genç kız olarak özellikle son dört yıldır prensip edindiğim kendime yetebilme konusunda epey yol aldığımı düşünüyorum. Kendine yetebilmek nedir? Bir problem karşısında kimseye ihtiyaç duymamak, güçsüz hissettiğimiz zaman kimseyi umursamadan ağlayabilmek ve kendimizi dinlemek, yapmak ya da gerçekleşmesini istediğimiz bir şey için kimseden değil kendimiz çabalayarak hayallerimizi gerçekleştirmek bana göre… Bu tanım size göre farklı olabilir çünkü her birimiz farklıyız sonuçta, yaşantılarımız, hayattan beklentilerimiz, gözlemlerimiz, deneyimlerimiz… Ama çoğumuzun ortak noktalarda kesiştiğini de düşünüyorum. 🙂 Kendine yetebilme konusunda nasıl yol aldım? İlk olarak beni çok üzen asla atlatamayacağım bir olayı başkasının çözmesini beklerken buldum kendimi ve bir süre sonra aynı şekilde devam edersem kendi sorunlarımla baş edemeyeceğimi sürekli birilerinden yardım almak için uğraşacağımı fark ettim. Şöyle düşünün; açsınız cebinizde beş kuruş para yok, eve ulaşmak için iki yol var önünüzde ya tanımadığınız birinden yardım isteyeceksiniz size para versin ki evinize gidesiniz ya da yürüyerek eve gideceksiniz. Hangi yolu tercih edersiniz? Birinci yolu düşünelim, tanımadığınız birinden yardım istemek kolay değil, karşındaki insan güvenecek mi güvenmeyecek mi? Terslemesi var bir de ya da yardım etti diyelim içinizde bir mahcubiyet duyacaksınız. Tanıdığınız birini aradınız sizi yoldan aldı diyelim “günümüz şartlarında” kimsenin çıkarsız iş yapmadığını göz önüne alırsak bu olayı sürekli size hatırlatma olayı vardır ve sizi almak zorunda olmadığını unutmamak gerek. İkinci yolda ise yorulursunuz, geç saatte evinize ulaşırsınız ama kendi evinize siz bir yolunu bularak ulaşmışsınızdır ve ekonomik durumunuzu ona göre ayarlarsınız bir sonraki sefere… Hangi yol size yakın? Birinci yolda sürekli birinden beklenti, kendini acındırma varken ikincisi kendinize yetebilme var bana göre… Gerçekçi olmak gerekirse günümüz şartlarında birinci kişileri hayatımızda çok yer vermek istemeyeceğizdir çünkü sürekli başkasının sırtından geçinme ya da duyguların sömürülmesi vardır. Hayatımda en dayanamadığım ve konuşmak istemediğim tip kendini sürekli acındırarak başkalarının duygularını kullanıp istediklerini başkalarına yaptıranlar… Paraya mı ihyacınız var gidin çalışın! Bir şeyi çok mu istiyorsunuz gidin ona ulaşma planı yapın! Ailenizle güzel bir hayat mı yaşamak istiyorsunuz şartları hazırlayın ve yaşayın! Ama lütfen başkasının duygularını, emeklerini, alın terini sömürmeyin! Herkesin bir yaşamı var inanın kimse sizi memnun etmek mecburiyetinde değil. Acı ama gerçek!

Alın teri kavramını yaklaşık iki sene önce tattım ve inanın bana ondan kıymetlisi de yok! Bir örnek vermek istiyorum. Uzun süredir fotoğraf makinesi istiyordum ve bunu ailem, sevdiceğim biliyordu. Destek olmaya da hazırlardı. Ama ben onlardan para alsam inanın kendimi hazıra alıştıracak gibi hissediyordum. Ben bir şey istiyorum hoop hazır elime gelecek! Kendimi buna alıştırmam her şeyden önce kendime olan saygımı kaybetmeme neden olacaktı. Hiçbir para teklifini kabul etmedim özellikle annem ve Çağrı (sevgilim)  ısrar etseler de onları durdurdum. Yaz boyunca inanın o kadar emek vererek çalıştım, güzel insanlar tanıdım ki iyi ki yapmışım diyorum. Fotoğraf makinesini aldım, kendi alın terimle, emeğimle, kimseden bir şey beklemeden, kimsenin duygularını sömürmeden… Herkesin yaşadığı sıkıntılar var; kimsenin hayatı dört dörtlük değil ama dertlerinize, yaralarınıza herkesten önce siz sahip çıkın, sarın. Bu sadece maddi konuda değil sosyal hayatta da olabilir. Bir sorunu siz çözün, kafanızda bitirmeniz gerekiyorsa çekinmeyin bitirin! İnanın öyle daha huzurlu ve mutlu hissedeceksiniz ki…

Hulasa: Kimseye değil önce kendinize güvenin. Siz gerçekten güçlüsünüz ve istediğiniz her şeyi elde etme yeteneğiniz var. Bunu yaparken de kimseye ihtiyacınız yok! Değerli ve önemlisiniz! Kendiniz için bu değerleri hissettikçe başkaları sizin hakkınızda ne düşünürse düşünsün gülüp geçeceksiniz. İşte o duyguyu tattıktan sonra mı için köpüklü bir kahve ve alın elinize sevdiğiniz bir yazarın kitabını hayatınızı keyifle yaşamaya devam edin! İşte bana göre en güzel huzurlardan biri, kendin olmak, kendine yetebilmek!

Bloğumu beğendiyseniz “takip et” butonundan, instagram, facebook, pinterest ve Google + ile takip ederek yeni yazılarımdan haberdar olabilirsiniz. Kendinize iyi bakın, hoşçakalııın 🙂

14 yorum

    • Mary
      Yazar Yanıtla

      Canımm benimm bu güzel yorumun ve içtenliğin için çok teşekkür ederim 🙂 Ben de çok öpüyorum <3 🙂

    • Mary
      Yazar Yanıtla

      Ahh ablacığım biz millete hiçbir zaman yetemeyeceğiz bunun farkında olduğum için en çok kendime yetsem kâfi bana :)) Çok teşekkür ederim ablacığım 🙂

    • Mary
      Yazar Yanıtla

      Benimm güzel kalpli prensesimmm ben de seni çok seviyorum <3 🙂 İnan bu yoruma çok mutlu oldum canım benimm 🙂

  1. Öncelikle benden sonra kocaman bir aferin geliyor Meryemcim, kendinin ve yapabileceklerinin bir farkına varabilse insanoğlu, yapamayacağı şey yok.
    Ben çok şükür kurtardım bu konuda, sıra miniğimi bu yönde yetiştirmekte, çok şükür ki, herhangi bir konuda ilk denemelerde başarısız olsa da pes etmiyor, yeniden yeniden yeniden deniyor 🙂
    Öptüm çok…

    • Mary
      Yazar Yanıtla

      Pes etmeden yeniden devam edebilmek başarının anahtarı bence abla eminim minik çok iyi ve başarılı biri olacak 🙂 Öpüyorum çok <3 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir