Gazetecilik 3. Sınıf öğrencisi Burak Erdal Defacto Mağazası’da kasiyerlik yapmakta ve iş hayatına ilkokulda başlamış… Birçok öğrenci ihtiyaçları doğrultusunda çalışmak zorunda ve bunun olumlu yanları olduğu gibi zor şartları da mevcut… Ben de okul ile iş hayatını uzun süre birlikte yürüten Burak Erdal ile öğrencilik hayatındaki çalışma koşulları, hayatına etkilerini ve çalışmak isteyen öğrencilere tavsiyelerini merak ettim.

Kaç yaşında işe başladın? İlk olarak hangi işte çalıştın?

13 yaşımda, ilkokul döneminden beri çalışıyorum. İlk işim mahallemizdeki telefoncuda; mahalle esnafında günlük 5 Liraya çalışmaya başladım. Bu kazandığım parayı biriktirip bilgisayar almayı planlıyordum. Ortaokul sonda olduğumdan dolayı ders yoğunluğum fazla değildi. Ailem çalışma konusunda baskıcı olmadı. Kendi kararım ve isteğimle çalışmaya başladım. Tek istediğim bilgisayar almaktı. İstediğim bilgisayarı alamasam da bilgisayar aldım ama…

13 yaşında çalışmaya başlamışsın senin için erken değil mi? Çalışmaya başlamana sebep olan şey nedir?

Çevreden etkilendim. Ben gecekondu semtinde büyüdüm. Gecekondularda çocuklar belli bir yaşa geldiğinde çalışmaya başlar. Bu aile zoruyla değildir. Berberin yanında çıraklığa verilir. 13 yaşıma geldiğimde arkadaşlarımın çoğu çalışıyordu. Ben de artık çalışmalıyım diye düşünmeye başladım. Mahallede telefoncuda çalışmaya başladım. İlk başta esnaf olacağım için sevindim. Böylece işe başladım.

Ortaokul lise dönemlerinde de çalışmışsın bu seni zorlamadı mı? Özellikle sınava hazırlık süreçlerinde…

Lisede ben başarılı bir öğrenci değildim hâlâ değilim. Liseyi bitirene kadar neredeyse ben telefoncuda çalıştım. Lisedeyken hem de suculuk yaptım. İki işi birden yaptım. Haftasonu ağırlıklı çalışırdım. Hafta içi de yoğunluk olursa okuldan sonra çalışırdım. Çalışırken kitaplarım, okul eşyalarım yanımda olurdu; tabii bu çanta benden büyüktü… Sınav haftası da derslerime iş yerinde çalışırdım vaktim vardı bu yerlerde… Lise sonda üniversite sınavına hazırlık için işi bıraktım fakat derslere de ağırlık vermedim. Bilgisayar programlarına ilgi duyuyordum. Ama üniversite sınavını ilk girmemde kazandım. Üniversiteyi kazandığım ilk sene işsiz kaldım. Sanayide çalışmaya başladım, demir kaynağında… Kaynakçılık yapmaya başladım o zamanlarda hafta içi üç gün dersimiz vardı bunun dışındaki Pazar günü hariç diğer günler hep çalıştım. Hatta sanayide çalıştığım dönem dizime kaynak demiri saplandı. Okulun bir dönemi sakat geçirdim ve işin garibi hiçbir arkadaşım bunu fark etmedi. Hatta dizimde bir yarık izi var.

Nasıl kaza geçirdin peki?

İnşaatlarda sekiz mm ince demirler vardır. İlk başta bu demirler uzundur ve biz bunları ince ince beş ya da sekiz mm’ye böleriz. Kasa demirlerini duvarlara sabitlemek için bu demirleri kullanıyoruz. Demirleri duvarda birbirine kaynatırdık. Arkadaşlar sekizlik demiri almayı unutmuşlar. Çalıştığım yer  siteler işe gittiğimiz mekan ASKİ Yenimahalle’de… Şantiye’ye gidip bu sekizlik demirleri ben keserim dedim arkadaşlara… Bu demirlerin altına da otuz ikilik demirler var. Çekiyorum sekizlik demirleri gelmiyor, birkaç kere girişimde bulunduktan sonra sinirlendim. O sinirle çektiğim demir dizime saplandı. Kemiğim görünüyordu, doktora gitmedim o dönem hatta sigara külü ile kanı durdurmak zorunda kaldım.

Neden doktora gitmedin? Önemli bir kaza sonuçta…

Çalıştığım dönemde sigortam yoktu. En üzüldüğüm nokta ise Gazi Üniversitesi’ndeki arkadaşlarımın hiçbirisi fark etmedi sakat olduğumu…

Defacto’da çalışmaya nasıl başladın?

Sanayideki işimden kış aylarında iş olmadığından dolayı çıkarmışlardı. Okul tatildi, mağazalara iş başvurusu formu verdi. Bazı markalar redderken bazıları başvurumu alıp çekmeceye koydu. Aradan yaklaşık bir ay geçti Defacto’dan aradılar. Görüşmelere çağırıldım.

Çalışma hayatının okula katkısı oluyor mu?

Mağazada olduğumdan dolayı sürekli insanlarla ilişki içerisindeyim. Her tip insanla karşılaşıyorum. Bu da onlarla nasıl konuşmam ya da davranmam gerektiği konusunda bir öğretici unsur oldu. Katkılarından diğeri ise çalıştığım yer Kızılay Avm’de olduğundan tam merkezdeyim. Yabancı insanlar sürekli geliyor ve farklı dillerde konuşmamız gerekiyor bazı durumlarda… Bu da yabancı dilimin gelişimesini sağladı. Özellikle İran, Irak ve Suriye’den insanlar geliyor. Çalışma hayatının bana kazandırdığı özelliklerden biri de insiyatif kullanmak… Örnek verirsem gelen müşteri bir ürünü değiştirmek ya da iade etmek istiyorsa yardımcı olmaya çalışıyorum. Onlarla empati kurabiliyorum.

İş ve Okul hayatındaki dengeyi nasıl sağlıyorsun?

Özel hayatım neredeyse sıfıra indi. Eskiden sinemaya gidebilirdim şimdi nadir gidiyorum, tiyatroya ne zaman gitti en son hatırlamıyorum. Kitap okuyabileceğim tek alan otobüs ve metro… Aktivitelere, kendime zaman ayıramıyorum.  Eskiden çizim ve maket yapıyordum şimdi zaman ayıramıyorum. Zamanı yönetebilmeye çalıyorum fakat okul ile işi aynı süreçte devam ettirebilmek çok yorucu oluyor. Para kazanmak zorundayım. Çalışmama keyfim yok, mecburiyet söz konusu… İkisinin arasındaki dengeyi kurmak zor olsa da başardığımı düşünüyorum. Haftalık 30 saat çalışıyorum. Programlara ayırıp işlerimi ve derslerimi dengeyi sağlamaya çalışıyorum. Bu dönemde akşamları ekstra grafik tasarım şirketinde eğitim alıyorum. Bu eğitimde de bilgisayar programlarını kullanmayı öğreniyorum.

Çizime ne zaman başladın? Örneklerini gösterir misin?

İlkokulda resim dersinde en yakın arkadaşımla resim çizerdik. Benim elim titrer o yüzden çizimlerimde hep bozukluk payı vardır o yüzden hep kalın çizerim. Arkadaşım daha ince çalışır mesela ama o da sonradan çizimi bıraktı. Liseden bir arkadaşımla çizmeye devam ettik. Profesyonelleşme sürecim burada başladı. Bilgisayarda çizim yapmaya çalışıyorum fakat zamanım olmadığımdan fazla geliştiremiyorum. Kaydedip devam etme imkanım olsa da çoğunlukla yoğun oluyorum. Ayrıca yazdan beri tişört baskı yapıyorum. İlk başta kendim için yaparken sonra ticarete dönüştürme fikri doğdu. İstenilen baskı türünü yapabileceğim zamanla ama ilk süreçte linol yani el yapımı çizim standart olacak. Çizimlerimde en sevdiğim çizgi film ve film karakterinden etkilenip şekillendiriyorum.

Elim titriyor dedin, nedenini araştırdın mı?

Elim hep titrer. Araştırmadım, doktora gitme gibi bir huyum yok. Küçüklükten beri elim titriyor özellikle sinirlendiğimde elimi kontrol edebilmek için bacağımın üzerine bastırırım ya da belime koyar titrememin geçmesini sağlarım. Ama tam olarak geçmiyor.

İş hayatında olumlu ya da olumsuz etkilendiğin unutamadığın bir anını anlatır mısın?

Olumsuz etkilendiğim çok anım var. Acı duyarlılığımın azalmasına sebep olan 4 kişinin gözümün önünde paramparça olması… İlk iki kişinin ölümü aynı anda olmuştu ve çok kötü hissetmiştim kendimi… İnsan hayatı bu kadar ucuz mu diye sorguladım. Altı ya da dokuz ay sonrasında yine benim önümde intihar olayı yaşandı. Daha soğukkanlıydım ilkine oranla…

Öğrenciyken çalışmak isteyenlerin iş imkânları, çalışma koşulları neler?

Bir öğrencinin okulu tüm gün ve tam saat ise çalışma hayatı çok zordur. Part time’da olsa en az üç gün çalışma zorunluluğu var. Haftada 30 saat çalışanlarda zaman sıkıntı olabilir. Sigortasız iş aranıyorsa şu devirde bulunamaz. Burs alıp sigortalı işe başlanırsa burs krediye dönüştürülür. Mağazada çalışmak isteyenlere tavsiyem zaman yönetimi ve sabırdır. İkisini birlikte yürütmek gerekir.

Meryem Avcı

 

18 YORUM

  1. Arkadaşın Burak Erdal’ı öncelikle çok çalışkan ve özellikleri olduğu için kutluyorum kızım. Dilerim üniversiteyi rahatlıkla bitirir. Bir de o demir saplandığı için, çok geçmiş olsun diyorum.
    Çok hoşuma gitti yaptığın söyleşi. Ne güzel fikir. Emeğine, eline sağlık kızım. Sevgiler ve Burak oğluma selamlarımla 🙂

  2. çok etkileyici bir röportaj olmuş. İyi bir gazeteci olacağının sinyalleri geliyor 🙂 Arkadaşını da azminden dolayı tebrik ediyorum. Onun da çok iyi yerlere geleceğinden eminim. Teorik ve pratik bir arada olmalı ki başarı olabilsin.

  3. Canim mukemmel bir roportaj olmus okurken cok duygulandim benimde bir ogrencim kagit topluyordu henuz minicikti bazen hayat insani mecbur ediyor fakat çelık gibi saglam oluyor boyle gencler hayatta basarilar dilerim hepsine

    • Maalesef hayat şartları herkese eşit davranmıyor ablacığım… Çalışan bireyler hayata daha sıkı tutunuyor ve farklı bakıyor hayata o yüzden benim gözümde daha ayrı yerleri var. Çok teşekkür ederim güzel yorumun için ablam :))

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin!