Merhaba, bloğuma hoş geldiniz 🙂

Bugün 08.05.2018 Salı günü… Üç gündür elimi incittiğimi sanırken kas zedelenmesi olduğunu öğrendim. Sabah uykumu almış, güzel bir şekilde uyandım. Çağrı’yı arayıp uyandırdım; sohbet ettik, günün planını yaptık. Bu planların arasında benim finallerim başlamadan muayene olup artık derslere başlamam vardı. Çünkü dün gece tiyatroda elimin ağrısı artmış ceketimi bile Çağrı giydirmişti. Öğleden önce tüm doktor işlerimi bitirmeyi planladığımdan hızla hazırlanıp yola düştüm. Önce hangi bölüme almam gerektiği konusunda bir fikrim olmadığından Çağrı’yla bakmıştık ve Ortopedi ya da Fiziktedavi bölümüne gitmem gerektiğini düşünüyordum. Giriş yaptırırken ben her ihtimale karşı sekretere sordum, elimin ağrıyan kısımlarını gösterdim ve bana fizik tedaviden sıra verdi. Buraya kadar her şey normal…

Fizik tedavi muayene odasının kapısı açıktı. O kısımda bekleyenlere doktorun olmadığını sordum. Ki aklımda erken biterse işim direkt okula gitmek vardı.Doktoru sorduğumda başka bir odada arkadaşıyla sohbet ettiğini söylediler. Gösterilen odaya gittim, “fizik tedavi bölümüne muayene için gelmiştim” dedim. Fizik tedavi doktoru olduğunu söyleyen kişi muayene odasının yan tarafta olduğunu, işi bitince geleceğini söyledi. Peki diyerek odadan çıktım ama gelin görün ki doktorcuğumuzun sohbeti bitmiyordu. Diğer bölümlere bakıyorum herkes hastasını muayene ediyor, hastalar sırasını bekliyor. Bizim işte bir terslik var ama… Kendi kendime fizik tedaviyi alan tek benim sanırım çünkü hasta yoksa doktor sohbet edip vakit öldürebiliyor. Doktor odasına girdikten sonra peşinden gittim, sıra ismin yanmadan girme dedi. “Hasta yok sanırım fizik tedaviden sırada ben varım” dedim. “Hazırlık yapmadan kimseyi çağıramam ismin yanınca gel.” dedi peki dedim. Yaşlı bir amca ve teyze girdi sonrasında ve girip çıkmaları 2 dakika bile sürmedi. Teyze ve amca şaşkın kan değerimize baktı hiçbir şeyin yok dedi, gönderdi diyerek birbirlerine bakıyorlardı ben odaya girerken…

“Gel bakalım, şikayetin ne” dedi sert bir şekilde… Rahatsız ettiğimi biliyorum ama sonuçta hem ağrım hem işim gücüm var benim de değil mi ne gerek var azarlamaya diye içimden geçirdim. Sağ elimin üst kısmından bilek kısmına doğru hareket ettirince ağrıdını söyledim. İncitmiş de olabilirim ama emin değilim diye söyledim. “İncittiysen burada ne işin var.” dedi, “emin değilim olmayadabilir, zaten öyle olsa burada ne işim var.” dedim. Doktorun bana söylediği “sen bugün her bölüme giriş yapmışsın sonra buraya gelmişsin, kan tahlili de yaptırmışsın temiz bir şeyin yok” deyince yok artık dedim en sonunda… “Bugün ben sadece fizik tedaviye geldim, kan tahlili vs. vermedim. Sonuç için gelmedim muayene için geldim  nasıl kan verebilirim öncesinde” diye cevap verdim. Doktorumuz iyice sinirlendi: “Bir şeyin yok ya git bir film çektir.” dedi. Allahtan sabır diliyorum ben sürekli tabii odadan çıktım ve ilk iş annemi arayıp durumu anlattım. Ağladım ağlayacağım sinirden, film falan çektirip bu kadına muayene olmam ben diye bağırıyorum polikliniğin ortasında… (Sinirlenince kimse umrumda olmaz bu arada zaman mekan fark etmez içimdekini atmam lazım :D) Annem: “Sakin ol, girişini iptal et, şikayet formu oluştur sonra da Sağlık Bakanlığı şikayet hattını ara ya da mail atarsın ama öncesinde farklı doktora git muayene ol.” Peki dedim. Girişimi iptal için gittim, muayene edip film istediğini gösterdiği için girişi iptal edemedim. Şikayet formunu oluşturdum, sekreterya’ya ilettim. Doktorumdan memnun kalmadığım için ben tedavi olmak istemiyorum dedim sonrasında 184 hattına iletmemi söyledi.

En sonunda ilacımı almak için her zaman gittiğim eczaneden tanıdığım abiye anlattım durumu… O da sağ olsun bileğimi nasıl sarmam gerektiğini, neleri yaparken dikkat etmem gerektiğini anlattı sakince… İşin özeti iletişim becerisi olmayan kişilere Sağlık Bakanı eğitim mi verir sık sık konferans mı düzenler bilmem ama bu kişileri eğitmek gerektiği… Eve döndüğümde Sağlık Bakanlığı İletişim Hattını araştırdım; mail atabildiğimiz gibi 184‘e telefon da edebiliyorsunuz. Ben mail olarak şikayet dilekçemi yazdım. Yanıt gelmezse bir iki gün içerisinde tekrar yazmayı ve 184’ü aramayı düşünüyorum. Hastaneler bizim sağlığımız için var ve en iyi şekilde tedavi olmak bizim vatandaşlık hakkımız… Lütfen iyi dilek, teşekkürlerinizi belirttiğiniz gibi aksaklıkları da yazın. Özellikle Bakanlığın verdiği hizmetlere bildirmek sorunu en hızlı şekilde çözmeye yarayabiliyor. Ben kişisel olarak muayene edilirken hastayla birebir ilgilenen ve nezaketle konuşan, güven veren doktorlara gitmek isterim, İSTİYORUM. Güven vermeyen birine de muayene olmuyorum açıkçası -bugün yaptığım gibi-… Eminim hepimiz için öyle, bugün bu doktor bana böyle davrandı ama durumu daha ağır olan birisine de aynı şekilde davranılmasını istemem, görsem hazmedemem. Ki yakınlarım hastalandığında yanlarında gidip iyi bir şekilde tedavi görmelerini isteyip talebimi bildiriyorum personellere… Siz de aynı hassasiyeti gösterirseniz hasta hakkı olarak eşit şekilde herkesin iyi bir şekilde tedavi görmelerine yardımcı olabilirsiniz. Benim için tatsız başlayan bir gündü ama instagramdan soran mesaj atan dostlarım yüzümü güldürdü. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim, burada olmamdaki neden sizin varlığınız, verdiğiniz güç… Sizi gerçekten çok seviyorum, iyi ki varsınız. 🙂

Bloğumda yayınlayacağım yazılardan haberdar olmak için Instagram, Facebook ve Google Plus hesaplarımı takip edebilirsiniz. Hoşçakalııın 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin!